![]() |
|
Kayıt ol | Yardım | Üye Listesi | Ajanda | Bugünki Mesajlar | Arama |
Yabancı Şairlerin Şiirleri Ünlü yabancı şairlerin şiirleri... |
![]() | ||
![]() ![]() |
| LinkBack | Seçenekler |
![]() | #2 (permalink) |
Gamma Üye ![]() Üyelik tarihi: Jan 2008 Nerden: Çanakkale
Mesajlar: 2.228
Konular: 112 Rep Puanı:1641 Rep Gücü:0 RD: ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Ettiği Teşekkür: 36 24 Mesajına 38 Kere Teşekkür Edlidi : | ![]() AKŞAMIN NİNNİSİ Ninni söylüyor akşam, Portakallara. Kız kardeşim şarkı söylüyor : Dünya bir portakaldır. Ay ağlıyarak diyor: Bir portakal olmak istiyorum. Olamaz kızım, Pembeleşsen de. Olamaz dönsen bile Küçücük bir limona. Yazık! Garcia Lorca |
![]() | ![]() |
![]() | #3 (permalink) |
Gamma Üye ![]() Üyelik tarihi: Jan 2008 Nerden: Çanakkale
Mesajlar: 2.228
Konular: 112 Rep Puanı:1641 Rep Gücü:0 RD: ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Ettiği Teşekkür: 36 24 Mesajına 38 Kere Teşekkür Edlidi : | ![]() AKŞAMLEYİN SAAT BEŞTE Saat beşte akşamleyin Tam saat beşte akşamleyin Ak çarşaflar getirdi çocuk Saat beşte akşamleyin Hazırdı bir sepet kireç Saat beşte akşamleyin Kalanı ölüm.Yalnız ölüm. Saat beşte akşamleyin Rüzgar savurdu pamukları Saat beşte akşamleyin Kristal,nikel serpti oksit. Saat beşte akşamleyin Kumru parsla savaşır şimdi Saat beşte akşamleyin Bir kalça,bir ıssız boynuz Saat beşte akşamleyin Sesler başladı,uğultular Saat beşte akşamleyin Duman,arsenik çanları Saat beşte akşamleyin Sessiz insanlar köşelerde Saat beşte akşamleyin Yalnız boğanın yüreği şendi Saat beşte akşamleyin Geliyor kan teri işte Saat beşte akşamleyin Tentürdiyot kokusu alanda Saat beşte akşamleyin Ölüm yaraya yumurtasını koydu Saat beşte akşamleyin Akşamleyin saat beşte Tam saat beşte akşamleyin Tekerlekli bir tabut yatağı Saat beşte akşamleyin Kemikler, flütler kulağında Saat beşte akşamleyin Boğa böğürdü alnına doğru Saat beşte akşamleyin Can çekişmeyle ışılar oda Saat beşte akşamleyin Kangren yaklaştı uzaktan Saat beşte akşamleyin Zambak bir boru yeşil kasığında Saat beşte akşamleyin Güneş gibi yanar yaraları Saat beşte akşamleyin Pencereleri kırıyor kalabalık Saat beşte akşamleyin Ah! Ne korkunç saat beşi akşamın! Saat beşti bütün saatlerde! Akşamın gölgelerinde saat beşti! Garcia Lorca |
![]() | ![]() |
![]() | #4 (permalink) |
Gamma Üye ![]() Üyelik tarihi: Jan 2008 Nerden: Çanakkale
Mesajlar: 2.228
Konular: 112 Rep Puanı:1641 Rep Gücü:0 RD: ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Ettiği Teşekkür: 36 24 Mesajına 38 Kere Teşekkür Edlidi : | ![]() ATLININ TÜRKÜSÜ Kurtuba Uzakta tek başına Ay kocaman at kara Torbamda zeytin kara Bilirim de yolları Varamam Kurtuba'ya Ovadan geçtim yel geçtim Ay kırmızı at kara Ölüm gözler yolumu Kurtuba surlarında Yola baktım ama yol uzun Canım atım yaman atım Etme eyleme ölüm Varmadan Kurtuba'ya Kurtuba Uzakta tek başına Garcia Lorca |
![]() | ![]() |
![]() | #5 (permalink) |
Gamma Üye ![]() Üyelik tarihi: Jan 2008 Nerden: Çanakkale
Mesajlar: 2.228
Konular: 112 Rep Puanı:1641 Rep Gücü:0 RD: ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Ettiği Teşekkür: 36 24 Mesajına 38 Kere Teşekkür Edlidi : | ![]() DENİZ SUYU TÜRKÜSÜ Deniz,gülümsüyor uzaktan. Dişleri köpükten,dudakları gök. "Ne satarsın, deli kız rüzgarda memelerin?" "Suyunu denizlerin, yiğit,suyunu denizlerin." "Ne taşırırsın kara oğlan,kanınla karıştırıp?" "Suyunu denizlerin, yiğit,suyunu denizlerin." "Bu tuzlu gözyaşları, ana,nerden gelirler?" "Ağlarım suyunu denizlerin, yiğit,suyunu denizlerin." "Bu derin sızı, gönül,nerden doğdu oy?" "Ne acıymış, ne acısuları denizlerin'" Deniz,gülümsüyor uzaktan. Dişleri köpükten,dudakları gök. Garcia Lorca |
![]() | ![]() |
![]() | #6 (permalink) |
Gamma Üye ![]() Üyelik tarihi: Jan 2008 Nerden: Çanakkale
Mesajlar: 2.228
Konular: 112 Rep Puanı:1641 Rep Gücü:0 RD: ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Ettiği Teşekkür: 36 24 Mesajına 38 Kere Teşekkür Edlidi : | ![]() GİDEN CAN Ne boğa tanır seni ne incir ağacı, Ne evindeki atlar ne karıncalar Ne çocuk tanır seni ne de ikindi Ölüsün çünkü, dirileceğin de yok Taşın sırtı da seni tanımaz artık, İçinde düşündüğün kara atlas da. Dilsiz anıların da tanımaz seni, Ölüsün çünkü, dirileceğin de yok. Deniz kabuklarıyla geldiğinde güz, Sis üzümleriyle, dağ öbekleriyle, Gözlerine hiç kimse bakmak istemez, Ölüsün çünkü, dirileceğin de yok. Ölüsün çünkü, dirileceğin de yok. Yeryüzünün bütün ölüleri gibi, Unutulmuş bütün ölüler gibi Sönmüş bir köpekler yığını içinde. Yok tanıyan seni.Yok.Seni söylüyorum bense. Yüzünü inceliğini söylüyorum sonraya. Anlayışının o yüce, yetkin üstünlüğünü İştahını ölüme, ağzındaki tada onun. Senin o yiğitçe sevincini saran kederi Doğmasına çok zaman ister, gün olur doğarsa, Öyle zengin serüvenli, parlak Endülüslü'nün. İnleyen sözlerle söylüyorum inceliğini Anarak acı bir yeli zeytin ağaçlarında... Garcia Lorca |
![]() | ![]() |
![]() | #7 (permalink) |
Gamma Üye ![]() Üyelik tarihi: Jan 2008 Nerden: Çanakkale
Mesajlar: 2.228
Konular: 112 Rep Puanı:1641 Rep Gücü:0 RD: ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Ettiği Teşekkür: 36 24 Mesajına 38 Kere Teşekkür Edlidi : | ![]() HOŞÇAKALIN Ölürsem Açık bırakın balkonu. Çocuk portakal yer. (Balkonumdan görürüm onu.) Orakçı ekin biçer. (Balkonumdan duyarım onu.) Ölürsem Açık bırakın balkonu! Garcia Lorca |
![]() | ![]() |
![]() | #8 (permalink) |
Gamma Üye ![]() Üyelik tarihi: Jan 2008 Nerden: Çanakkale
Mesajlar: 2.228
Konular: 112 Rep Puanı:1641 Rep Gücü:0 RD: ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Ettiği Teşekkür: 36 24 Mesajına 38 Kere Teşekkür Edlidi : | ![]() ISSIZLIK Dinle çocuğum ıssızlığı. Dalgalanan ıssızlığı, Vadilerin kaydığı ıssızlığı, Yankıların olduğu ıssızlığı, Alınları toprağa eğilten ıssızlığı... Garcia Lorca |
![]() | ![]() |
![]() | #9 (permalink) |
Gamma Üye ![]() Üyelik tarihi: Jan 2008 Nerden: Çanakkale
Mesajlar: 2.228
Konular: 112 Rep Puanı:1641 Rep Gücü:0 RD: ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Ettiği Teşekkür: 36 24 Mesajına 38 Kere Teşekkür Edlidi : | ![]() OZAN VE ÖLÜM Ölümle başbaşa yürürken görüldü o Korkmadan tırpanından -Gene de kuleden kuleye güneş Çekiçler örsde. Örsde, Demirci ocaklarının örsünde. Konuşuyordu Federico Okşayarak, ölümle.Ölüm dinliyordu onu. 'Daha dün mısralarımda canyoldaşım, Kuru avuçların şaklıyordu senin Daha dün mısralarımda, Daha dün kırağını verdin şarkıma Ve ağlatı'ma gümüş tırpanının keskinliğini, Seni şakıyacağım, sende artık kalmayan eti, Olmayan gözlerini, Rüzgarın dağıttığı saçlarını şakıyacağım O öpülen kırmızı dudaklarını.. Ölüm, güzel çingenem, ölümümsün dün de bu gün de, Ah! Ne kadar rahatım seninle başbaşa, İçime çekerken Gırnata'nın havasını, Benim Gırnata'mın... Garcia Lorca |
![]() | ![]() |
![]() | #10 (permalink) |
Gamma Üye ![]() Üyelik tarihi: Jan 2008 Nerden: Çanakkale
Mesajlar: 2.228
Konular: 112 Rep Puanı:1641 Rep Gücü:0 RD: ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Ettiği Teşekkür: 36 24 Mesajına 38 Kere Teşekkür Edlidi : | ![]() SERÜVEN DÜŞKÜNÜ BİR SALYANGOZUN BAŞINA GELENLER Bir çocuksu tatlılık Almış sakin sabahı Ağaçlar da geriyor Toprağa kollarını. Bir titrek buğu Örtüyor ekinleri, Ve örümcekler geriyor İpekten yollarını, -Sarıyor yol izleri Göğün parlak camını- Kavaklı yolda Bir pınar durmuş şarkıya Şarkısı otların arasında. Ve patikanın sakin Efendisi salyangoz Saf ve kendi halinde Çevresini süzmede. Değerbilir ve Yiğit kıldı onu Doğallık içindeki bu ilahi sessizlik, Unutup dertlerini Bir gün babaocağının İstedi görmek Sonunu patikanın. Yola revan olur menzile doğru Isırganlı, sarmaşıklı Bir ormanda.Derken yaşlı mı yaşlı İki dişi kurbağaya rastgelir; Hanımlar güneşlenmektedir Ortalık yerde Sıkıntılı, hastalıklı. Şu yeni şarkılar da... Diye biri homurdanmakta, Bi şeye benzemezler. Boş geç hepsini, der Yaralı ve handiyse körleşmiş Öbür kurbağa doğrulayıp berikini: Ben gençken sanırdım ki, Eninde sonunda Tanrı Duyacak şarkımızı Ve eriyecek yüreği. Ya benim görmüş geçirmişliğim, Öyle ya bunca yaşadım ben, İnancım sarsıldı bir kere, Şarkı söylemiyorum nice... Kurbağalar sızlanıp Dileniyorlardı bir sadakacık Otları yara yara Burnu havada geçen Bir kurbağa gençten Gölgeli orman önünde Bizim ürkek salyangoz, Haykırmak ister, nafile. Kurbağalarsa iki adım ötede... Bu bir kelebek mi? Der handiyse kör olanı.. İki boynuzcuğu var, Diye yanıtlar öbürü. Salyangoz bu.Nerden, A salyangoz, hangi diyardan? Evden geliyorum, ama Çabucak dönsem iyi. İşte sana ödlek bir böcek, Diye tıslar kör kurbağa. Hiç şarkı söylemez misin sen? Söylemem der salyangoz.Ya dua? Hiç mi hiç öğrenmedim. İnanmaz mısın sonsuz yaşama peki? O da nedir ki? O, en duru Suda yaşamaktır hep, Yakınında çiçeklenmiş kıyının Ve bol yemli bir otlağın Ben küçükken, zavallı Ninem demişti bir gün, Ölünce gidermişim En yüksek dallardaki En körpe yapraklara. Ne zındıkmış şu ninen de. İşin aslını bizlerden dinle. İnanacaksın doğruluğuna, Der kurbağa kızarak. Yolu görmek niye? Diye inler salyangoz.Evet inanıyorum Vaaz ettiğiniz o sonsuz yaşama... Kurbağalar, Pek dalgın, çekilirler, Salyangoz da yiter gider Ormanda ürkek ürkek, Dilenci kurbağalar Put gibi kalalalırlar. İçlerinden biri sorar: İnanır mısın sen sonsuz yaşama? Ben...hayır der üzgün üzgün Yaralı ve kör kurbağa. Niçin attık ortaya bu lafı, hı, Salyangoza inandırmacasına? Çünkü... Ne bileyim, niçin, Der kurbağa. Kıvanç doluyum Duydukları inançla Seslenirken çocuklarım Ark içinden tanrı'ya... Geri döner Zavallı salyangoz.Yolda Efil efil bir sessizlik Fışkırır kavaklardan. Bir de bakar sokulmakta Bir öbek kırmızı karınca. Giderler karışık kuruşuk Sürükleyerek aralarında Duyargaları kopuk Başka bir karıncayı. Salyangoz haykırır: Karıncalarım, az durun, Nedir bu ettiğiniz Kendi yoldaşınıza? Olanı deyiverin bana, Sen, anlat bakayım, küçük. Ahı gitmiş vahı kalmış karınca Başlar üzgün üzgün: Yıldızları gördüm ben. Yıldızlar da neymiş? der Karıncalar usulca. Salyangoz da düşünceli, Sorar: Ne yıldızları? Evet, der karınca tekrardan, Gördüm yıldızları. Tırmandım da en yüksek Ağaca karanlıkta Gördüm binlerce gözü Şu kararan dünyamda. Salyangoz sorar; Anladım da, ne yıldızları? Onları söylüyorum, başımızın üstünde Taşıdığımız ışıkları. Biz görmeyiz ama, Der karıncalar devamla... Bense bir otları görürüm sereserpe, Der salyangoz da. Duyargalar sallayıp Çağrışır karıncalar: Öldüreceğiz seni, Tenbelsin, baştan çıkmışsın sen, Görevin çalışmakken, Yıldızları gördüm ben, Der yaralı karınca. Salyangoz kestirip atar: Bırakın şunu gitsin, İşinize bakın siz. Baksanıza şimdiden Çıktı çıkıyor canı. Derken bir arı geçer Yumuşacık havadan. Can çekişen karınca Dem alır sonsuz akşamdan. Götürmeğe geliyor Beni bir yıldıza, der. Görünce üldüğünü, Kaçışır öbürleri. İçini çeke çeke Karmakarışık zihinle Alır başını gider salyangoz; Dert olmuştur içine Sonsuzluk meselesi. Yok, diye sızlanır, bu yoldan nihayeti Yıldızlara varılır m'ola Buralardan kalkınca. Ne desem, bu yavaşlık belası Engel olur varmama. Boş şimdi düşünmek bunları. Her şey sis içindeydi, Ölgün güneş ve bulut. Çağırırdı kliseye Uzak çanlar herkesi. Ve patikanın bilge Efendisi salyangoz, Kafası karmakarışık, dinelmiş Seyrederdi çevreyi Garcia Lorca |
![]() | ![]() |
![]() |
Tags |
garcia, lorca, siirleri |
Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| |
![]() | ||||
Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | son Mesaj |
Stephen Garcia Biyografisi - Stephen Garcia Kimdir - Stephen Garcia Hayatı | Kartal | Diger Sporcuların Hayatı ( Biyografileri ) | 2 | 16.08.23 15:04 |
Andy Garcia Biyografisi - Andy Garcia Kimdir - Andy Garcia Hayatı - Andy Garcia Yaşam | Kartal | Yabancı Sinema Sanatçılarının Hayatı ( Biyografileri ) | 0 | 04.09.14 10:10 |
Jorge Garcia Biyografisi - Jorge Garcia Hayatı - Jorge Garcia Kimdir - Jorge Garcia | Eylül | Yabancı Sinema Sanatçılarının Hayatı ( Biyografileri ) | 0 | 01.12.11 19:17 |
Luis Garcia Hayatı ( Biyografisi ) | Metrix | Futbolcuların Hayatı ( Biyografileri ) | 0 | 26.01.09 00:39 |
Frederico Garcia Lorca Şiirleri | Josephine | Yabancı Şairlerin Şiirleri | 10 | 23.08.08 09:29 |