![]() |
Mahmut Erdal Şiirleri Beni El ne bilir yar aşkına yandığım Mecnun’a döndürüp del’eyler beni Aşkın kemendini atar boynuma Bağlar zülüfüne köl’eyler beni Ateşten betermiş bu aşkın hali Kurutur yaprağı soldurur dalı Bağrım üryan olur Kerem misali Yakar ateşlere kül eyler beni Beklerim yolunu yağmurda karda Hep günlerim geçer figanda zarda Yaz bahar ayında azgın sularda Çarpar taştan taşa sal eyler beni Mahmut Erdal derdim dökem sazıma Hangi birgün yanam kara yazıma Her gelip geçtikçe basar yüzüme Ayaklar altında çul eyler beni... Mahmut Erdal |
Boşuna Boşuna Gönül tohumunu boz taş üstüne Mahsul alamazsın ekme boşuna Üfleyip püfleyip doksan dokuzu Bir yarar sağlamaz çekme boşuna Can tutma kafeste bırak hür olsun Görmediğin gördüm deme sır olsun Yanlış işe mürşit olsun pir olsun Divan durup boyun bükme boşuna Varlığında o girenler koluna Yoksul düşsen ayak basmaz çuluna Vefasız duyarsız dostun yoluna Ağlayıp gözyaşı dökme boşuna Sen ki hiçbir işe yaramıyorsan Özünü yerlere seremiyorsan Gelişen tekniği göremiyorsan İsraf edip ışık yakma boşuna Mahmut Erdal hakka bağla özünü Kendini bilmezden çevir yüzünü Eşin bile dinlemezse sözünü Dert edip kafana takma boşuna... Mahmut Erdal |
Değişmiş Değişmiş Arzuladım görem dedim sılayı Toprağı değişmiş taşı değişmiş Ne düğünü kalmış ne de halayı Altınlı puşulu başı değişmiş Türküleri vardı oy Gürcüm Gürcüm Al yeşil giyinip düzülen bercin Yufka ekmek ile yemlik dürmecin Sofrası değişmiş aşı değişmiş Hüzünlü bakışlar eğilmiş kaşlar Yıkılmış konaklar dökülmüş taşlar İklim etkilemiş bentler barajlar Baharı değişmiş kışı değişmiş Hani nerde senin yeşilin alın Neden ırgalanmaz yaprağın dalın Bağrında büyüyen Mahmut Erdal'ın Hayali değişmiş düşü değişmiş... Mahmut Erdal |
Felek Felek Bir civan gibiydim dert yoktu serde Büktün kemendimi dal ettin felek En sonunda duçar ettin bir derde Hastahaneleri yol ettin felek Acı sözler hançer oldu canıma Günde bin dert sıralandı önüme Gelenim yok gidenim yok yanıma Hısım akrabayı el ettin felek Hep günlerim geçti figanda zarda Yıllar oldu haber gelmez o yarda Çağlayan ırmakta ağzın sularda Çaldın taştan taşa sal ettin felek Kuruttun elimde fidan dalları Yemezdim sofrada kaymak balları Beğenip giymezdin libas şalları Eğnime urbayı çul ettin felek Mahmut Erdal tükenmezken bitmezken Olura olmaza minnet etmezken Ezel kıymetine paha yetmezken Şimdi kıymetimi pul ettin felek... Mahmut Erdal |
Gönder Gönder Beklerim selamın seher zamanı Ilgıt ılgıt esen yel ile gönder Engel olur ise dağlar dumanı Mektupla geç kalır tel ile gönder Aşk ateşi gül sinende coşarsa Firkat gelir ela gözler yaşarsa Irmak kenarına yolun düşerse Bırak boz bulanık sel ile gönder Selviye benzersin dallar içinde Herkes seni söyler diller içinde Eğer dolaşırsan güller içinde Kopar yaprağını dal ile gönder Ateşlere yakma Mahmut Erdal'ı Tükendi takatı kalmadı hali Kulağım haberde gözletme yolu Ağızdan ağıza dil ile gönder... Mahmut Erdal |
Hayalin Karşımda Hayalin Karşımda Hayalin karşımda her an her zaman Silmedin gönlümden karelerini Eğer senden bana fayda yok ise Arayım derdimin çarelerini Hasretinle sinem dağlar gezerim Karalar giyinip bağlar gezerim Söyleyip derdimi ağlar gezerim Sen açtın sinemin yarelerini Gönül deryasında yekenim battı Dalga vura vura karaya attı Kirpiklerin oku tarumar etti Virane gönlümün parelerini Mahmut Erdal destan oldum dillerde Haber bekledim esen yellerde Kulağım haberde gözüm yollarda Uzattın hasretlik aralarını... Mahmut Erdal |
İbaret İbaret Faydan yoksa tabiata insana Ömrün gelir geçer boştan ibaret Gelip geçicidir güvenme cana Kanat çırpar uçar kuştan ibaret Alıcı kuş gibi yırtıcı olsan Bakmaya kıyılmaz nevcivan olsan Sırtı yere gelmez pehlivan olsan Ecel çelme takar tuştan ibaret Ak düşer saçına buruşur yüzün Sis çöker önüne puslanır gözün İlenmeye başlar oğlun ve kızın Tesellin gözdeki yaştan ibaret Cem olur cemaat ısınır suyun Paşa mı bey misin fark etmez soyun Mevtine kesilir koç veya koyun Can için verilen aştan ibaret Mahmut Erdal bir gün kabrin kazılır Eşin dostun yarenlerin üzülür Ak üstüne kara künyen yazılır Başına dikilen taştan ibaret... Mahmut Erdal |
Nefsine Kul Olmuş Nefsine Kul Olmuş Nefsine kul olmuş kibirli kişi Özünden benliği silememiştir İçi fitne fesat melektir dışı O kendi kendini bilememiştir Ben bilirim diye atıp tutsa da Riya olur el etekler öpse de Üç yüz altmış beş gün kusur etse de Birgün bile özür dilememiştir Dokunur mideye çiğ yeme pişir Bedeni beynine yük eder taşır Beyhude yorulur döner dolaşır İstenen noktaya gelememiştir Her aşık çalamaz aşkın sazını Kendi söyler kendi dinler sözünü Türap olup yol etmeyen özünü Bir mürşitten ilham alamamıştır Mahmut Erdal der ki kıramam kaşı Bile bile yemem muhannet aşı Sevgi harmanında taneyle taşı Hakkın kalburunda elememiştir... Mahmut Erdal |
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 03:49 . |
Powered by vBulletin Version 3.8.7
Copyright ©2000 - 2025, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.0 RC 2