Yürekli Bir Sevda
Yürekli bir sevda nasıl olur bilir misin?
Sabrı bayrak yaparsın onsuzluğuna
Bir ihtimali beklersin zamanın koynunda
Onu görmek ihtimal de olsa
Beklenebilecek en güzel andır...
Uslanmaz bir çocuk gibidir yürek,
Göğsüne vurulan onca fırtına
Gözleriyle dağıtılır sevgilinin,
Hiç düşünmeden dalarsın
Sevgili kokar ellerin ayakların
Gözlerin onun gibi bakar,
Göğsünde bir meşale gibi yanar
Ondan çaldığın aşk...
Bir atlasa benzer bedenin
Her yerine işaretler konmuştur
Sevgilinin dudağından...
Parmakları iz sürmüştür coğrafyanda
Şimdi aşk kokulu bir vatan olmuşsundur
Hiç yokken haritalarda...
Üzerine onun kokusunu sıkarsın
Yokluğuna inat
Ve bir hayale vurursun özlemlerini
Bedava düşlersin gözlerini,
Varlıksız kaldığında
Evim diye sığınırsın
Onun ruhuna...
Tüm uykularını tedavülden kaldırırsın
Geceler sırdaşın olur,
Nakış nakış işler dudakların
Onun adıyla güzelleşmiş harfleri,
Ne zaman karanlıklar bağırmaya kalksa
Sevgilinin saçlarına dökülen yıldızları
Bir güneş gibi açarsın
Sevgiliden armağan gözlerinde,
Işıl ışıldır gök şimdi...
Sessizce söyler adını
Bir tek sen duyarsın lal olmuş yıldızları
Harfler eskitirsin
Onu anlatmak için,
Kelimeler yorarsın kağıtların bağrında,
Cümleler dökersin düşten gerçeğe...
Fakat ne mümkün
Alfabeden onu yaratmak
Yeter mi aklı dilin
Mucize bir güzelliği anlatmak için?
Tüm düşüncelerini ona ayarlarsın
Tıpkı saatlerin gibi...
Ona kurarsın aklını,
İçinden delilik akar
Yaptığın tüm davranışların
Ve onun delisi olursun
Bir köyün yoktur oysa...
Hepbir yanın eksik kalır,
Onsuz yarımsındır oda sensiz yarım
Yarım yarım yaşarsın
Bir kez daha onu görmek için
Ve ölmezsin inadına
Onu biraz daha sevmek için.
Yürekli bir sevmek nasıl olur bilir misin?
Yüreğini onun avuçlarına koyarsın
Ve bir daha dönüp bakmazsın
Ve bir daha uzanıp almazsın.
ciglik atar yüreğin dur diye!
Vazgeçmezsin oysa sevdadan,
Yolunda ölüm kokusu
Sonunda hiçlik ezgisi...
Yürekli seversin sen, yürekli!
Yürekli bir sevda nasıl olur bilir misin?
Geç karşıma
Bak bana!